BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, Sudan'da yaklaşık üç yıldır devam eden çatışmaların ülkeyi neredeyse bir umutsuzluk diyarına dönüştürdüğünü belirtti. Sundukları raporda, sivillere yönelik öldürme, tecavüz ve işkence gibi devam eden şiddet olaylarını belgelediklerini aktardı.

Artan Sivil Ölümler ve Yoğun Silahlı Çatışmalar

2025 yılında sivil ölümlerinin bir önceki yıla göre iki buçuk kat arttığını ifade eden Türk, "Binlerce kişi hâlâ kayıp ya da kimliği belirsiz durumdadır. Hem Hızlı Destek Güçleri hem de Sudan Silahlı Kuvvetleri, yoğun nüfuslu bölgelerde çoğu zaman uyarı vermeden patlayıcı silah kullanmaya devam etmiştir. Taraflar okulları, hastaneleri, pazar yerlerini ve ibadet alanlarını hedef alarak uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal etmiştir" dedi.

Sudanlı Kadın ve Çocukların Maruz Kaldığı Şiddet

Sudanlı kadın ve kız çocuklarının bedenlerinin toplulukları terörize etmek için bir silahtan farksız hale getirildiğini ifade eden Türk, şöyle devam etti:

"2025 yılında, tecavüz, toplu tecavüz, cinsel işkence ve kölelik dahil olmak üzere 500’den fazla cinsel şiddet mağduru tespit edilmiştir; bazı vakalarda ölümle sonuçlanmıştır. Siviller, diğer taraflarla iş birliği yapmakla suçlanarak yargısız infazlara maruz kalmıştır. Her iki taraf ve müttefik milisler tarafından yaygın keyfi tutuklamalar gerçekleştirilmiştir. Tutuklular işkence ve kötü muameleyle karşılaşmış, insanlık dışı ve aşırı kalabalık koşullarda tutulmuş; bu da ölümcül hastalıkların yayılmasına ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Zamzam kampının Nisan ayında Hızlı Destek Güçleri tarafından ele geçirilmesi ve Ekim ayında El Faşir’e yönelik saldırı, binlerce can kaybına yol açmış ve savaş suçu ile insanlığa karşı suç oluşturabilecek nitelikte değerlendirilmiştir."

Silah Ambargosuna Uyma ve Sudan'a Silah Akışının Durdurulması Çağrısı

Türk, Darfur bölgesindeki silah ambargosuna tam uyum çağrısında bulunarak, Sudan’a yönelik silah akışının kesilmesi gerektiğini vurguladı.