Market alışverişinde hızlıyız. Sepet doluyor, kasa kuyruğu geliyor, eve yetişme telaşı başlıyor. Bu hızın içinde ambalajın üzerindeki küçücük yazılar genelde “sonradan bakarım” diye geçiştiriliyor. Sonra da ya gereksiz yere çöpe giden gıdalar oluyor ya da asıl önemlisi: riskli bir ürün fark edilmeden tüketilebiliyor.

Aslında etiketi doğru okumak bir uzmanlık değil; birkaç küçük ipucunu bilmek yeterli.

1) Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) aynı şey değil
Bu iki ifade en sık karışan konu.

STT: Daha “kritik” bir sınır olarak düşünülür. Özellikle kolay bozulan ürünlerde daha dikkatli yaklaşmak gerekir.

TETT: Ürünün en iyi kaliteyle tüketilmesi için verilen süreyi işaret eder; ürünün saklama koşulları, ambalajın durumu ve ürünün görünümü/dokusu burada çok önem kazanır.
Basit kural: Tarih tek başına karar verdirmez; ürünün durumu ve saklama koşulu da belirleyicidir.

2) Tarih nerede yazıyor? “Yanlış yeri” arayan çok

Bazı ürünlerde tarih kapağın kenarında, bazı ürünlerde ambalajın kıvrımında, bazı ürünlerde şişenin boynunda olur.

Tarihi göremediniz diye ürünü “tarihsiz” sanmayın; ambalajın kat yerlerini mutlaka kontrol edin.

3) “Saklama koşulu” satırı, tarihten daha önemli olabilir

Etikette “+4°C’de saklayınız” gibi bir ifade varsa, bu cümle basit bir öneri değildir.

Ürün uygun sıcaklıkta tutulmadıysa, tarihe daha günler olsa bile risk artabilir.

4) Şişmiş ambalaj = sessiz uyarı

Özellikle yoğurt, süt, hazır yemek, paketli et ürünleri gibi gıdalarda ambalajda

şişme,
sızıntı,
yapışkanlık,
alışılmadık koku
görülüyorsa “tarih var” diye güvenmek doğru olmaz.

5) “Açıldıktan sonra…” kısmı çoğu zaman atlanıyor

Birçok ürünün üzerinde şu tarz bir ifade yer alır: “Açıldıktan sonra X gün içinde tüketiniz.”
Bu, insanların en çok kaçırdığı detaylardan biri.

Ürünü açtığınız an, saat yeniden başlar. Tarih hâlâ uzun olabilir ama ürün açıldıktan sonra hızla bozulabilir.

6) Donmuş ürünlerde “çözdürme” hatası en yaygın risklerden

Dondurulmuş ürünü çözdürüp tekrar dondurmak ya da uzun süre oda sıcaklığında bekletmek, gıda güvenliği açısından sorun yaratabilir.

“Biraz çözülsün” diye tezgahta unutulan ürünler, özellikle et/tavuk/balıkta riskli hale gelebilir.

7) Parti/lot numarası ve üretici bilgisi: “izlenebilirlik” için var

Etiketteki lot/parti numarası çoğu kişiye gereksiz gibi gelir ama olası bir geri çağırma/şikâyet durumunda ürünün izini sürmek için kritik bir bilgidir.

Ürünle ilgili şüphede kalırsanız, bu numara işi çok kolaylaştırır.

Hızlı kontrol: Market rafında 15 saniyede bakılacak 4 şey

Ambalaj sağlam mı? (şişme/sızıntı var mı?)

Saklama koşulu uygun mu? (soğuk ürün gerçekten soğuk mu?)

STT/TETT hangisi?

Açıldıktan sonra kullanım süresi yazıyor mu?

Bu kadar. 15 saniyelik bu alışkanlık, hem gereksiz israfı azaltır hem de “keşke bakmasaydım” dedirtmez.