Işıl, savaşın en temel etkisinin petrol ve navlun fiyatlarındaki artış nedeniyle maliyetlerin yükselmesi ve bunun enflasyonist baskıyı artırması olduğunu belirtti.

Işıl’a göre, savaş uzun sürerse üretimde daralmaların kaçınılmaz hale geleceği açık. Çin, Hürmüz Boğazı’ndan doğrudan etkilenmese de, ihracat yaptığı ülkelerdeki üretim azalması Çin’in üretim ve ihracatını olumsuz etkileyecek. Avrupa’daki üretim daralması ise Türkiye’nin ihracatını doğrudan zorlayacak. Ayrıca doların değer kazanması ve Avrupa’da faiz artışı ihtimali, tüketimi kısarak Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir.

Petrol Fiyatları ve Piyasa Beklentileri

Petrol fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli olduğunu varsayan Işıl, fiyatların haziran ayından sonra 70–80 dolar seviyelerinde dengeleneceğini öngördüğünü söyledi. Bu senaryoda borsa ve altın fiyatlarının dalgalı seyredeceğini ifade eden Işıl, savaşın uzun sürmesi durumunda FED’in faiz artırımıyla hem borsa hem de altın ve gümüş fiyatlarının olumsuz etkileneceğine dikkat çekti.

Enflasyon ve Dezinfasyon Süreci

Enflasyon değerlendirmesinde bulunan Işıl, petrol fiyatlarındaki kısa süreli dalgalanmanın Türkiye’de 2026 yıl sonu enflasyonunu yaklaşık yüzde 27,6 civarında tutacağını öngördü. Ancak savaş üç aydan uzun sürerse dezenflasyon sürecinin aksayabileceğini belirtti.

Merkez Bankası’nın Politikası ve Sistemdeki Riskler

Merkez Bankası’nın politika faizini sabit tutma kararını yorumlayan Işıl, "Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve küresel enflasyon baskısı, Merkez Bankası’nı temkinli davranmaya zorladı. Stratejik rezervler, yaklaşık 90 gün boyunca petrol fiyatlarındaki oynaklığı bir nebze yatıştıracak, ancak savaş devam ederse ek sıkılaştırma adımları gündeme gelebilir." dedi.