İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkez binasında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

İmralı'daki Yerleşke İddiası ve Terörle Mücadele

Kavuncu, Abdullah Öcalan için İmralı'da bir yerleşke yapıldığı yönündeki iddiaya dikkat çekerek, “Terörsüz Türkiye süreci başladıktan sonra terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın konforu ve hakları dışında hiçbir konunun konuşulmadığını gördük. DEM Parti Eş Başkanı, bir villa inşa edildiğini duyurdu. İmralı, adeta bir yerleşke haline getirildi ve bu süreçte terör örgütü lideri meşrulaştırıldı. Sıvasız evlerden çıkan şehit çocuklarımız, mütevazı hayatlarını vatan ve millet sevgisiyle onurlandıran öğretmenlerimizin katili için yerleşke düzenleniyor” dedi.

Ortadoğu ve ABD'nin Silah Satışları

Kavuncu, Ortadoğu'daki gelişmelere de değinerek, “Körfez ülkelerinin ABD’ye milyarlarca dolarlık silah siparişi verdiğine dikkatinizi çekmek isterim. 6 Nisan’a kadar bir bekleme süresinden söz edildi, bazı ‘çabalar gösteriliyor’ denildi. Ancak bir yandan Körfez ülkelerinin büyük silah siparişleri devam ediyor. Masum kanının bulaştığı Amerika’nın kara harekâtı yapacağına dair söylemler gerçekçi değil. Üç-beş bin kişilik bir harekâtın başarılı olacağı düşüncesi gerçeklerden uzak. Bu nedenle Amerika’nın kara harekâtı yapma olasılığının çok düşük olduğunu değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne Yönelik Yargı Süreci

İBB’ye yönelik yargılamalarda birçok sanık hakkında ortak bir tutum görüldüğünü söyleyen Kavuncu, “Öncelikle tutuklamalar peşin yapılıyor, ardından buna gerekçe gösteriliyor” dedi. Kavuncu şu açıklamalarda bulundu:

“Yargılama usulleri davaların siyasi olduğunu açıkça gösteriyor. Tekrar vurguluyoruz; herkes yargılanmalı, herkes soruşturulabilir. Eğer şüphe varsa, yargı makamları bu şüpheyi giderecek soruşturmayı yapmalıdır. Ancak bu süreçler eşit, bağımsız ve tarafsız şekilde yürütülmelidir. Katalog suçlar dışında olsa da birçok tutuklunun mal varlıklarına ve banka hesaplarına el konulduğunu görüyoruz. Somut delil ve kaçma şüphesi olmamasına rağmen birçok tutuklunun tahliye talepleri reddediliyor.”