Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları:
"Mübarek Ramazan ayının son günlerindeyiz, hepinizin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyorum. İftar vaktinde bile görevinin başında olan, yaşatmayı ve iyileştirmeyi hayatın merkezi yapan sağlık camiamızın tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum.
Ülkemizde modern tıp eğitimini başlatan Tıphane-i Amire ve Cerrahane-i Amire kuruluşlarının mimarlarına Allah’tan rahmet diliyorum. Tıp Bayramı'nı bizlere hediye eden tıp fakültesi öğrencileri ile onlara destek olan tüm hekimleri saygı ve rahmetle anıyorum.
Bazı meslekler sadece yerine getirilmesi gereken görev, bazıları ise fedakarlık mesleğidir. Sağlık ordumuz, yüksek özveriyle çalışarak ailelerinden feragat ediyor ve millet için fedakarlık yapıyor. Biz de tüm imkanlarımızı seferber ederek sağlık camiamızın yanında olmaya devam ediyoruz.
Sağlık sistemimiz, geçmişle kıyaslanamayacak derecede güçlü ve dayanıklıdır. Hastanelerimiz ve sağlık tesislerimiz modern donanım ve altyapıya sahip.
Covid-19’dan 6 Şubat depremine kadar birçok zorluğu başarıyla atlattık. Ancak ülkemizde yapılanları görmek istemeyenler de bulunuyor.
Ülkeye ve milletimize karşı duyarsız kalan küçük ama sesleri çok olan bir kesime hak ettikleri değeri vermiyoruz, dikkate almıyoruz.
Sağlık çalışanlarımızın fedakarlıklarını yok sayanları kabul etmiyoruz. 23 yılda sağlık alanında tarihi yatırımlar ve reformlar gerçekleştirdik.
2002’de 379 bin olan sağlık çalışanı sayısı yaklaşık dört kat artarak 1 milyona ulaştı. Hekim sayımızı 92 binden 233 bine, hemşire ve ebe sayımızı 113 binden 330 bine yükselttik. Geçen yıl 75 bin 255 kişilik personel ataması yaptık.
Son 23 yılda hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden inşa ettik, 794 yeni hastaneyi hizmete açtık. Kamu hastanelerindeki yatak kapasitemiz 173 bine ulaştı.
2002’de 18 bin olan nitelikli yatak sayısı 184 bini geçti, toplam yatak sayısı 270 bini aştı. MR sayımız 58’den bin 63’e, tomografi sayımız 323’ten bin 400’e yükseldi.
Şehir hastanelerimiz, yüksek teknoloji altyapısı, modern cihazları, donanımlı ameliyathaneleri ve yoğun bakım kapasiteleriyle kritik görev üstleniyor. Toplamda 27 şehir hastanesinde 39 bin 367 yatak hizmet verirken, 11 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor ve 9 sağlık kampüsü proje aşamasında.
Ayrıca 279 yeni aile sağlığı merkezi de halkımızın hizmetinde.
Sağlık çalışanlarımızın fedakarlıkları bizim için son derece kıymetlidir. Onların hakkını ne yaparsak yapalım tam olarak ödeyemeyiz.
Ücretle veya teşekkürle ölçülemeyen bir hizmettir sağlık; hayat kurtarmak, şifa dağıtmak kutsal bir görevdir. Devlet felsefemizin temelinde "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesi vardır.
Gazze'de, çocuklar, kadınlar ve sivillerle birlikte sağlık çalışanlarının da acımasızca hedef alındığını gördük. Yaklaşık bin 700 sağlık çalışanı İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu. İran ve Lübnan’da da eğitim ve sağlık kurumlarına saldırılar devam ediyor.
Böyle cinnet dolu durumlar karşısında Türkiye, insanları koruyan, aklıselimi savunan, diyalog ve diplomasi yoluyla krizlere çözüm arayan ülkelerden biridir. Yalnızca yaşatmanın ve insani değerleri korumanın peşindeyiz.
Krize petrol, altın veya doğal gaz açısından değil; hak, adalet, merhamet ve insanlık onuru perspektifinden bakmaya devam edeceğiz.
Hükümet olarak dünyada barışı ve huzuru savunurken, ülkemizde buna gölge düşürecek hiçbir eyleme kayıtsız kalamayız.
Sağlık çalışanlarımızın görevlerini huzur içinde yapmaları önceliğimizdir. Özellikle okul ve hastanelerde şiddete asla izin vermeyiz. Zaman zaman sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet olayları yaşansa da, gerekli tedbirleri alıyor ve almaya devam ediyoruz.
Tavrımız nettir: Ne hastalarımıza yapılan haksızlıklara, ne sağlık çalışanlarına yönelik şiddete asla göz yummayız.
Vatandaşlarımızdan ve sağlık çalışanlarımızdan bu konuda en yüksek hassasiyeti bekliyorum."

