Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Ramazan ayının ilk gününde toplanan sözde Gazze Barış Kurulu'nun gerçekte bir tiyatrodan başka bir şey olmadığını vurguladı. Arıkan, "Katili 'barış elçisi', işgalciyi 'güvenlik mağduru' olarak gösteren hiçbir kurulun ya da planın meşruiyeti yoktur." dedi.

Toplantı Kararları ve Eleştiriler

Arıkan, toplantıda alınan "ekonomik paket" ve "güvenlik koridoru" kararlarının, Filistin’in bağımsızlık mücadelesini basit bir gayrimenkul projesine indirgeme hatası olduğunu belirtti. Şöyle devam etti:

"Gazze bir ticaret alanı değil, İslam dünyasının onurudur. Trump’ın 'hızlı çözüm' adını verdiği plan, Filistin halkını topraksız ve Kudüs'ü statüsüz bırakma girişimidir. Bu masa Gazze’yi kurtarmak için değil, işgalciyi bölgeye tamamen yerleştirmek içindir. Toplantının yapıldığı gün, Siyonist İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak edeceğine dair açıklamalar yapması; bölgede kayıtsız arazilerin İsrail adına tescilini öngören planı devreye sokması ise çok anlamlıdır."

Türkiye ve Barış Kurulu'na Çağrı

Arıkan, Saadet Partisi olarak bu gerçeklere rağmen Gazze Barış Kurulu’nda yer alan iktidara şu çağrıyı yaptı: "Adalet, gücün kılıcı altında değil, haklının yanında durularak kurulur. Türkiye, Washington’un 'çözüm' adı altındaki dayatmalarına boyun eğmemelidir. Türkiye, kuruldaki varlığıyla Filistin’in toptan ilhakına meşruiyet sağlayan ülke konumuna düşmemelidir. Gerçek barış ancak nehirden denize özgür bir Filistin’le mümkün olacaktır."