Sözde Anayasa’nın gereğini uygulayan iktidarın, Adalet ve İçişleri Bakanlarının yerine yaptıkları atamalar, kamuoyunu tatmin etmedi.
İcraatları tepki görmüştü
ANAYASA’nın 114. maddesi, seçimden 3 ay önce istifa etmeleri gerekenlerin yerine atanan bakanların politik kimlik taşımamasını esas alıyor. Osman Güneş ve Ahmet Kahraman ise müsteşarlık yaptıkları dönemde AKP yanlısı icraatlarıyla biliniyor.
‘Örtbas etti’ iddiası
ATALAY’ın yerine atanan ve 2007’de de seçim öncesi İçişleri Bakanlığı yapan Osman Güneş, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili iddiaları örtbas etmekle itham ediliyor.
Tazminat davalarına baktı
HAKİMLİĞİ sırasında Erdoğan’ın açtığı bir çok tazminat davasını lehte karara bağlayan Ahmet Kahraman, müsteşarlık görevinde de HSYK’nın çalışmalarını engellemekle suçlandı.
Müsteşarlar bakan oldu
Yargıçken Erdoğan’a tazminatlar kazandıran, müsteşarlığı döneminde ise HSYK’yı kilitlediği öne sürülen Kahraman Adalet, Kayseri’deki soruşturmaya izin vermediği iddia edilen Güneş ise İçişleri Bakanı oldu.
Anayasa gereği, seçim öncesi istifa eden bakanların yerine bağımsız kişilerin başbakan tarafından atanması gerekiyor. Dün atanan isimler ise AKP’yle sürekli olarak dirsek temasında bulunmuş müsteşarlar arasından seçildi.
Haber : Macit SOYDAN
Haziran ayında yapılacak seçimler için Anayasa gereği İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım istifa etti. Bakanların yerine müsteşarları atandı. Buna göre Adalet Bakanlığı’na Müsteşar Ahmet Kahraman, Ulaştırma Bakanlığı’na Müsteşar Habip Soluk, İçişleri Bakanlığı’na ise Müsteşar Osman Güneş getirildi.
HSYK karar alamadı
Bakanlığa atanan Ahmet Kahraman, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden okul arkadaşı. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi yargıçlığı görevinde bulunan Ahmet Kahraman, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açtığı tazminat davalarına da baktı. Kahraman, Selanik’te Atatürk’ün evindeki özel deftere yazdıkları nedeniyle Başbakan Erdoğan’ın dava açtığı Fethi Dördüncü’yü 10 bin YTL tazminata mahkum etti. Kahraman, Birgün gazetesi yazarı Erbil Tuşalp’i de Başbakan Erdoğan’a 5 bin YTL manevi tazminat ödemeye mahkum etti. Kahraman, gazeteci Necati Doğru’yu da yazdığı bir yazı nedeniyle Başbakan Erdoğan’a 10 bin YTL tazminat ödemeye mahkum etti. hmet Kahraman müsteşarlığı döneminde toplantılara katılmayarak HSYK’nın kilitlenmesine neden olduğu ve kurulun bu nedenle karar alamadığı iddia ediliyor. İçişleri Bakanlığı’na atanan Osman Güneş ise 2007’de aynı şekilde İçişleri Bakanlığı yapmıştı. Güneş, o dönemde ‘risotto’ olayı ile gündeme damgasını vurmuştu. Güneş, Muğla’da katıldığı bir davette yediği risottonun içinde şarap olduğunu öğrenince, masayı terk ettiği ve daha sonra da yemeği düzenleyen Muğla Valisi Temel Koçaklar’ın görevden alındığı öne sürüldü. Kayseri Valiliği’ne atanan Güneş, kente vardığında “Bana iyi bakamadılar. Risotto yedirdiler ben de geri döndüm” demişti.
Plaka genelgesi yayımladı
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki hakkında Kadir Has Kongre Merkezi ve Spor Kompleksi’nin inşaatıyla ilgili 2005’te yapılan ihaleler nedeniyle de birçok şikayet yapılmıştı. Kayseri Valiliği’nin 1,1 milyon TL’nin fazladan ödendiğine ilişkin iddialarla ilgili incelemesinin ardından iddiaların işleme konulmaması kararı verildi. İçişleri Müsteşar Yardımcısı Hasan Canpolat ve Müsteşar Osman Güneş’in ardından Bakan Beşir Atalay da 11.12.2009 tarihinde ’olur’ vererek dosyanın kapatılmasını onaylamıştı. Müsteşar Osman Güneş, mavi bölümü Türk bayrağı rengi olan kırmızıya dönüştürülen araç plakalarının yasaklanmasıyla ilgili genelge yayımlamıştı.
Bağımsız olma zorunluluğu
3 bakanın görevden alınması ve yerlerine bağımsız kişilerin atama yapılması Anayasa hükmü. Anayasa’nın 114. maddesi’nde şu ifadeler yer alıyor: “TBMM genel seçimlerinden önce Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde beş gün içinde bu bakanlıklara TBMM içinden veya dışarıdan bağımsızlar başbakanca atanır.” İstanbul Barosu Genel sekreteri Avukat Hüseyin Özbek, Anayasanıın 114. maddesiyle neyin amaçlandığını anlattı. Özbek şunları söyledi: “Atanan bakanların siyasi parti mensubu olmaması, politik bir hüviyet taşımaması esas alınıyor. Seçimlerin güven içinde ve adil bir biçimde yapılması, siyasi müdahaleye mahal verilmemesi amaçlanıyor.”













